Yapay zekâ, beslenme alanında çığır açan yenilikler sunarak sağlık bilimine önemli bir katkı sağlıyor. Beslenme Uzmanı Ekin Çevik, bu teknolojinin beslenme biliminde nasıl yer bulduğunu açıklıyor. “Yapay zekâ, beslenme bilimine birkaç farklı yolla girdi. Fotoğraflardan besin analizi yapabilen uygulamalar, akıllı saatler aracılığıyla elde edilen aktivite ve uyku verilerini diyetle ilişkilendirme, hastanelerde risk altındaki hastaların erken teşhisi gibi uygulamalar bunlardan bazıları. Ayrıca, akademik alanda büyük veri setlerinden çıkarılan kalıplarla bireysel öneriler geliştirmek mümkün hale geldi. Artık binlerce kişinin genetik yapısı, mikrobiyota ve beslenme verileri bir arada değerlendirilerek kişiye özel öneriler oluşturulabiliyor” dedi.
Yapay zekâ, kişiye özel diyet listeleri oluşturabilme yeteneğine sahip olsa da bunun bazı sınırlamaları olduğunu belirten Çevik, “Bu uygulamalar matematiksel olarak mükemmel listeler oluşturabiliyor; boy, kilo, yaş ve hedef bilgileri girildiğinde hızlıca kalori ve makro hesapları yapabiliyor. Ancak, gerçekten ‘kişiye özel’ bir diyet oluşturmak yalnızca sayılara dayanmaz. Yapay zeka, kişinin o günkü stres seviyesi, duygusal yeme krizi, çocukluk anılarındaki damak tadı ya da yemek pişirmek için yeterli zamanı olup olmadığını anlayamaz. Bu nedenle oluşturulan diyet listeleri, ruhsuz ve sürdürülebilirlikten yoksun kalabilir. Teknoloji veriye dayalı kısmı mükemmel işlerken, insana dayalı kısımda diyetisyen hala vazgeçilmezdir.” dedi.
Yapay zekânın diyetisyenlerin yerini alabilecek mi sorusuna yanıt veren Çevik, “Yapay zekâ kullanan diyetisyenler, kullanmayanları geride bırakır. Beslenme, sadece ne yediğimizle ilgili değil; aynı zamanda psikoloji, motivasyon, şefkat ve insan ilişkileri ile de bağlantılıdır. Bir danışan ‘Bugün çok mutsuzdum, diyeti bozdum’ dediğinde, bir algoritmanın soğuk yanıtı yerine empati dolu bir diyetisyen sesi duymak ister. Ayrıca, yeme bozuklukları gibi durumlarla başa çıkılmasında empati, klinik deneyim ve etik sorumluluk gerekmektedir. Yapay zeka bu süreçlerde yardımcı olabilir, fakat sorumluluğu üstlenemez. Ayrıca, bireylerin yapay zekadan doğru ve güvenilir beslenme önerileri alabilmesi için neyi nasıl sorması gerektiğini bilmesi gerekiyor; bu da belirli bir beslenme okuryazarlığı ve bilgi düzeyi gerektirir. Toplumda sağlıklı beslenme bilincini artırabilecek en önemli meslek grubu diyetisyenlerdir. Dolayısıyla, yapay zekayı doğru yönlendirmek için bile bir diyetisyenin rehberliği gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
Sosyal medyada yayılan bazı beslenme önerilerine dikkat çeken Çevik, “Sosyal medyada ‘beslenme uzmanı’ olarak görülen kişilerin çoğunun beslenme alanında eğitim almadığını belirtmeliyim. Viral içerikler genellikle bilimsel değil, sadece dikkat çekici olmaya yöneliktir. ‘Tek bir besin kanseri yenir’ veya ‘3 günde 5 kilo verdim’ gibi iddialar, biyokimyasal gerçeklerle çelişiyor. Güvenilir beslenme bilgisi için Türkiye Diyetisyenler Derneği, Sağlık Bakanlığı kaynaklı veriler veya diyetisyen unvanına sahip profesyonellerin paylaşımlarına başvurulması önemlidir.” diye ekledi.
Güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine ulaşmak için bizi Google’da takip edebilirsiniz!