Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), finansal istikrarı sağlamak amacıyla aldığı makroihtiyati önlemlerle konut kredisi piyasasında önemli değişiklikler gerçekleştirdi. Bireysel kredi kartları ve ihtiyaç kredilerinin yeniden yapılandırılması, kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarının limitlerinin belirlenmesi gibi adımların yanı sıra, konut kredilerinde teminat olarak alınan konutun değerine göre kredi değer oranlarının düzenlenmesi de önemli yenilikler arasında yer aldı.
Yeni düzenlemeler sayesinde, tüketiciye sunulan konut kredilerinde birinci ve ikinci el konut ayrımının kaldırılması sağlandı. Aynı zamanda, 2010 yılından sonra inşa edilen ve en az C enerji sınıfına sahip konutlar için avantajlı kredi değer oranı uygulaması hayata geçirildi. Şubat ayının başında uygulamaya konulan bu yenilikler, ipotekli konut satışlarına olumlu bir şekilde yansıdı ve bu satışların toplam içindeki payı 33 ay aradan sonra yüzde 20’nin üzerine çıktı.
Son yıllarda, dezenflasyon programları, makroihtiyati önlemler ve konut kredileri üzerindeki kısıtlamalar nedeniyle ipotekli konut satışları gerileyerek 2024’te yüzde 10,7 gibi düşük bir seviyeye inmişti. Ancak geçen yıl yüksek kiraların etkisiyle ve alternatif yatırım araçlarının konut alımına yönelmesi sonucunda toplam konut satışları 1,8 milyon adete ulaşarak rekor kırdı. Bu satışların yüzde 14,33’ü ipotekli olarak gerçekleşti. 2025 yılının başlangıcında ise ipotekli satışların payı ocakta yüzde 18,2, şubatta ise yüzde 20,1 olarak kaydedildi. Bu oran en son Mayıs 2023’te yüzde 23,3 ile daha yüksek bir seviyeye ulaşmıştı.
Uzmanlar, BDDK’nın düzenlemeleri sayesinde kredi kısıtlamalarının kısmen gevşetildiğini ve bunun da konut satışlarına olumlu yansıdığını belirtiyor. Ancak, faiz oranlarının yüzde 1 seviyesine düşmesi durumunda ipotekli satışların payının yüzde 35-40 seviyelerine çıkabileceği ifade ediliyor.
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, şubat ayında ipotekli konut satışlarının payının yüzde 20 seviyesine ulaşmasının finansman tarafında bir normalleşmeyi işaret ettiğini belirtti. Hepşen, “BDDK’nın yaptığı düzenlemelerle kredi kullanım koşullarının geniş bir alıcı kitlesine hitap edecek şekilde yeniden tanımlanması, bu artışın arkasındaki önemli sebeplerden biri.” dedi. Kredi değer oranlarının konutun enerji sınıfı ve ekspertiz değerine göre yeniden düzenlenmesinin belirli fiyat segmentlerinde krediye erişimi kolaylaştırdığını vurgulayan Hepşen, bu durumun ipotekli satış payındaki artışa yansıdığını söyledi.
Ayrıca, Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan, konut kredisi faiz oranlarının son dönemde yüzde 2,5’in altına inmesiyle birlikte satışların arttığını ifade etti. Akdoğan, “Kira ödeyeceğime taksit öderim” düşüncesiyle hareket eden vatandaşların, özellikle yüksek kira ödeyenlerin konut alımına yöneldiklerini belirtti.
