İstanbul sahur saat kaçta? İstanbul iftar vakti: 2023 Diyanet İstanbul Ramazan imsakiyesi

Ramazan ayında İstanbul’da iftar saat kaçta sorusunu yanıtını arayanlar, sizler için hazırladığımız imsakiye aracı ile iftar vaktini öğrenebilirler. Diyanet tarafından yayımlanan ramazan imsakiyesi ile il il iftar vakti belli oldu.

İSTANBUL İFTAR SAATİ KAÇTA? İŞTE İSTANBUL İFTAR VAKTİ

İstanbul’da sahur saat 05:31’de yapılacak.

23 Mart 2023 tarihinde İstanbul’da iftar saat 19:25’de açılacak

SAHURDAN HEMEN SONRA UYUMAYIN

Ramazan ayında sahurdan hemen sonra yatılmasının doğru olmadığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sami İslamoğlu, Sahur yemeğinden hemen sonra yatılmaması ve belirli bir süre ayakta kalınarak fiziksel aktivite yapılması önemlidir. Sahurda sonra hemen yatılırsa reflü semptomlarının artması, gaz ve şişkinlik oluşumu gibi sorunlar gözlenebilmektedir dedi.

İç Hastalıkları (Dâhiliye) Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sami İslamoğlu, Ramazan ayını sağlıklı geçirilmesi için dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu.

YAĞ VE PROTEİN DENGELİ ALINMALI

Ramazan ayında yılın diğer aylarından farklı olarak 3 veya daha fazla olabilen öğün sayısının 2ye düşmesi nedeniyle enerji alımı ve gıda alımının genellikle azaldığını işaret eden Doç. Dr. İslamoğlu, Yeterli enerjiyi sağlayabilen üç gıda grubundan karbonhidrat, yağ ve protein tüketiminin dengeli şekilde olması tercih edilmelidir. Metabolizmanın yavaşlaması ve enerji tüketiminin yılın diğer ayları ile benzer olması nedeniyle aşırı enerji veren gıdalar ve içeceklerden kaçınılmalıdır şeklinde konuştu.

YETERLİ VE KALİTELİ UYKU ÖNEMLİ

Ramazan ayında uyku düzenin önemine değinen Doç. Dr. İslamoğlu, Uyku eksikliği arttığında kişide ruh hali değişimleri, halsizlik hissi ve genel yorgunluk hali ortaya çıktığı için yeterli ve kaliteli uyku Ramazan ayında büyük önem kazanmaktadır. Uykusuzluğa bağlı olumsuz etkilerin önüne geçilebilmek için yeterli gün ışığı maruziyeti, öğünlerin düzenlenmesi ve uyku uyanıklık dengesinin sağlanması gerekmektedir ifadelerini kullandı.

İFTARDA BESİNLERİ HIZLI TÜKETMEYİN

İftar ve sahur beslenmesinde genel olarak aşırı karbonhidrat ve yağ tüketiminden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. İslamoğlu, İftarda hızlı ve kısa sürede fazla gıda tüketmek yerine beslenme zamana yayılmalı ve her tür besin grubunun içerdiği minerallerden ve vitaminlerden yoksun kalmamak için yeterli beslenme sağlanmalıdır. Sıvı tüketimi ihmal edilmemeli, su alımı zamana yayılmalıdır diye konuştu.

DİYABET HASTALIĞI OLANLAR ORUÇ TUTMAMALI

Hangi bireylerin oruç tutabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. İslamoğlu, şunları söyledi:

Hipoglisemi atağı geçiren, insülin kullanan, Tip 1 diyabet hastalığı olanlar, diyabet süresi uzun olanlar, kan şekeri kontrolsüz olan diyabet hastaları, hamileler ve emziren kadınlar oruç tutmamalıdır. Tiroit bezi rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanımı olanlar, iskemik kalp hastalığı, böbrek yetmezliği, hipertansiyon ve hiperlipidemi (kolesterol yüksekliği) gibi kontrol altında stabil seyreden kronik hastalığı olan ve oruç tutmak isteyen hastalar doktorlarının önerisine göre hareket etmelidirler.

SAHUR SONRASINDA BELİRLİ BİR SÜRE AYAKTA KALIN

Sahurdan hemen sonra yatılmasının doğru olmadığını dile getiren Doç. Dr. İslamoğlu, Sahur yemeğinden hemen sonra yatılmaması ve belirli bir süre ayakta kalınarak fiziksel aktivite yapılması önemlidir. Sahurda sonra hemen yatılması durumunda reflü semptomlarının artması, gaz ve şişkinlik oluşumu gözlenebilmektedir açıklamasında bulundu.

TOK TUTAN GIDALAR

Tok tutan ve susuzluğu azaltan besinleri söyleyen Doç. Dr. İslamoğlu, Sıvı olarak su tüketimi kış aylarında 1.5-2 litre yaz aylarında 2-2,5 litre olarak önerilmektedir. Proteini bol doğal ev yapımı kalsiyum ve mineralleri içeren yoğurt, yumurta, salatalık, domates gibi gıdaların tüketimi hem susuzluk hissini azaltması hem de tok tutması açısından önemlidir dedi.

İFTAR SONRASI YÜRÜYÜŞ YAPILABİLİR

Vücut sıvı dengesi, düzenli uyku süresi ve günlük enerji alımının yeterli oranda sağlandığı sürece Ramazan ayında egzersiz performansının etkilenmediğini ifade eden Doç. Dr. İslamoğlu, Açlığın kardiyak rehabilitasyon ve aerobik egzersiz üzerine olumsuz etkilerinin olmadığı gösterilmiştir. İftar sonrası ağır spor ve efor gerektiren sporlar yerine, yürüyüş ve fiziksel aktivite yapılması daha uygundur şeklinde konuştu.

KARBONHİDRAT VE YAĞLI GIDALAR TÜKETİLMEZSE KİLO KAYBI OLABİLİR

Kişisel beslenme düzeni oluşturulması gerektiğini belirten Doç. Dr. İslamoğlu, şu bilgileri paylaştı:

Ramazan ayında öğün sayısının azalması sonucunda aşırı karbonhidrat ve yağ tüketiminin olmaması durumunda asgari 1-2 kg kadar kilo kaybı ve vücut kitle indeksinde düşüş olmaktadır. Ramazan ayında kişisel yaşam tarzı değişimleri baz alınarak kişisel beslenme düzeni oluşturulmalıdır.

AŞIRI KARBONHİDRAT VE YAĞ TÜKETİMİNDEN UZAK DURULMALI

Hangi davranışların Ramazanda sağlık sorunlarına ve kilo alımına neden olabileceğinden bahseden Doç. Dr. İslamoğlu, Aşırı karbonhidrat ve yağ tüketimi, uyku düzeninin sağlanamaması, hareketsizlik, aşırı efor gerektiren sporların yapılması ve sigara gibi alışkanlıkların azaltılmaması Ramazan ayında sağlık sorunlarına neden olabilmektedir diyerek sözlerini noktaladı. DHA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir